Blog

SELİMİYE KIŞLASI

 Günümüzde birinci ordu ve İstanbul Garnizon Komutanlığı Karargahı olarak kullanılan Selimiye Kışlası, yeni bir ordu kuran (Nizam-ı Cedid ordusu) padişah III. Selim  tarafından 1800-1806 yılları arasında yaptırılmıştır. Bodrum ve zemin katları taş, üstü ahşaptı. Yapılan yenilikler başta yeniçeriler olmak üzere bazı kesimlerin tepkisini çekmiş ve III. Selim, Kabakçı Mustafa isyanı sırasında 29 Mayıs 1807’de tahttan çekilmiştir. Aynı gün IV. Mustafa tahta geçirilmiş ve 1 Haziran 1807’de Nizam-ı Cedit ortadan kaldırılmıştır. IV. Mustafa’nın 14 ay süren saltanatı 28 Temmuz 1808’de sonlanmış yerine II. Mahmut geçmiştir. Sadrazamlığa da Alemdar Mustafa Paşayı getirmiştir. 14 Ekim 1808'de Sekban-ı Cedid adı verilen yeni modern ordu kurulduğu ilan edildi. Alemdar Mustafa Paşa'nın Yeniçeriler'in "kendilerine alternatif olduğu düşüncesiyle" karşı çıktığı Nizam-ı Cedit'i (Sekban-i Cedit olarak farklı isimle de olsa) yeniden kurması, Yeniçeri ocaklarında yolsuzluk tespiti yapmaya kalkışması onların da düşmanlığını kazanmasına yetmişti. Sonunda (15 Kasım - 18 Kasım 1808)'de ortaya çıkan Alemdar Vakası adı verilen yeniçeri isyanının ilk gününde isyancı Yeniçeriler, Alemdar'ın kalmakta olduğu Bâbıâli'yi bastılar. Sekbanların karşı koyması üzerine de ateşe verdiler. Aynı şekilde Sekban-ı Cedit askerlerinin barındığı Selimiye Kışlasına da saldırmışlar ve  ahşap kışlayı yakmışlardır.

Yeniçeriler II. Mahmud’un ilk yıllarında böyle güçlü bir görüntü çizmişlerse de daha sonra padişahın gücü artar ve yeniçerileri ortadan kaldırmaya karar verir. 17 yıldır bu ocağı kaldırmayı tasarlayan II. Mahmut, 25 Mayıs 1825'te bu fikrini uygulamaya koyar. Eşkinci ocağı adı verilen yeni bir askeri sınıf kurulduğunu resmen açıklar. Bu yeni ordu için bir kışla lazımdır. Yakılan Selimiye kışlası harap haldedir. Bu eski bina yıktırılarak 1825 yılında yerine kagir bir kışla inşasına başlanır.Avrupa tarzında üniforma giydirilen yeni ordu, 11 Haziran 1826'da eğitime başladı. Bundan 3 gün sonra ayaklanan yeniçeriler, kazanlarını Etmeydanı'na çıkararak gösterilere başladılar. Ulemayı yanına alan II. Mahmut, Sancak-ı Şerif'i çıkararak halkı yeniçerilere karşı savaşmaya çağırır. Yeniçeri Ocağı dışındaki bütün ocaklar, padişaha sadakatlerini bildirirler. Aksaray'daki Etmeydanı'nda bulunan yeniçeri kışlaları top ateşine tutulur. 6.000'den fazla yeniçeri öldürülür. 16 Haziran1826’da, tarihe Vaka-i Hayriye adı ile geçen bu operasyonla yeniçeriler ortadan kaldırılır. İsyan ile birlikte Eşkinci Ocağı da lağvedilir. Yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye (Muhammed'in galip gelmiş askerleri) adlı yeni bir askeri birlik kurulur. Selimiye kışlasının yapımı 1827 yılında bitirilir. Kışlanın yapımının aslında daha uzun sürdüğü ve çalışmaların Abdülmecid döneminde (1839-1861) de devam ettiği 4 kapısındaki farklı kitabelerden anlaşılmaktadır: Güney (Marmara denizi) kapısı üzerindeki kitabe 1243/1827, doğu ve batı kapılarının üzerindeki kitabeler 1258/1842. Nizamiye kapısı üzerindeki kitabe ise 1266/1850 tarihini taşımaktadır. Köşelerdeki kulelerin de Abdülmecid döneminde yaptırıldığı bilinmektedir.

 
Selimiye kışlasının Marmara denizinden görünümü
 
Selimiye kışlasının deniz tarafından daha yakın görünümü
 
Yedi katlı kulenin görünümü
   
Selimiye kışlasının kara tarafından görünümü
Kışlanın havadan görünümü
 
Kışlanın havadan görünümü

Kışlanın gerek III. Selim, gerekse II. Mahmud ve Abdülmecid dönemlerindeki inşaatının mimarı Krikor Balyan olduğu ileri sürülse de henüz bunu kanıtlayan bir belge bulunamamıştır.

Kırım savaşı sırasında İngiliz askerlerine tahsis edilen Selimiye kışlası, savaşın bitiminde harap halde bırakıldığı için gene onarımdan geçirilmiştir. Abdülaziz (1861-1876) ve II. Abdülhamit(1876-1909) dönemlerinde de tadilat ve ilaveler devam etmiştir. Birinci dünya savaşı sonrasında, İstanbul’u işgal eden İtalyan askerlerine verilir. Kışla Cumhuriyet döneminde önce mübadele ile Yunanistan’dan gelen göçmenlere ayrılır sonra bir ara tütün deposu olarak kullanılır, 1959-1962 yılları arasında askeri okul olarak kullanılmış,  ve 1963’te yapılan büyük bir onarımdan sonra İstanbul 1. Orda Kumandanlığı merkez binası olmuştur.

Selimiye kışlası eğimli bir zemine oturmuştur. Arazinin eğimine bağlı olarak her cephesindeki istinat duvarları, bodrum ve subasman katlarının sayısı farklıdır. Marmara denizine bakan güney cephesi 267m, diğer cephesi 200m’dir. Koridorlarının uzunluğu 2300 metredir. 228 odası ve 3000 penceresi vardır. Dikdörtgen biçimindeki yapının ortasında geniş bir avlu vardır. Üç cephesi üçer katlı olan kışlanın doğu cephesi eğim nedeni ile 2 katlıdır. Dört köşesinde yedişer katlı birer kule vardır. Kulelerin yüksekliği 43 metredir. Sultan II. Mahmud tarafından ordunun yapılandırılması için getirtilen ve   1835-1839 arasında Osmanlı Ordusu'nda öğretmenlik ve müşavirlik yapan H. Von Moltke kışlanın 10.000 kişilik dev bir yapı olduğunu yazar.

KIRIM SAVAŞI VE SELİMİYE KIŞLASI

Kırım savaşı nedeni ile İstanbul’a gelen Fransız askerleri Davut Paşa kışlası ve Taşkışla’ya yerleştirilirken, İngilizler’e Selimiye kışlası tahsis edilir. Kırımda yaralanan veya kolera, tifüs, tifo, dizanteri, skorbüt gibi hastalıklara yakalanan askerler İstanbul’a getirildikçe bu askerlerin bakım ve tedavileri için Osmanlı sağlık kuruluşlarının verdiği hizmetlerin çok yetersiz olduğu ve bu nedenle ölümlerin çok arttığı görülür. The Times gazetesinin Kırım Savaşı’nı izleyen İstanbul’daki muhabiri William Howard Russel bu kötü sağlık koşullarını gazetesinde yazınca, Times gazetesi bir yardım kampanyası başlatır. İngiliz Savunma Bakanlığı da İstanbul’a bir sağlık ekibi göndermeye karar verir. Başlarında, modern hemşireliğin kurucusu olarak ünlenecek Florence Nightingale olan 14 hemşire ve 24 rahibeden oluşan gönüllü bir ekip 4 Kasım 1854’te İstanbul’a gelir ve Selimiye kışlasına yerleştirilir. Florence Nightingale ve arkadaşları, kışlanın bir bölümünü hastaneye çevirirler. O dönemde çizilen bir krokiye göre, hemşirelerin kaldığı odalar, Selimiye Camii tarafındaki kulenin iki yanındaki koridorlarda yer almaktadır. Florence Nightingale’in yatma ve çalışma odası ise bugün müze olan kulededir.

Florence Nightingale ve ekibinin çalışmaları kısa sürede sonuç vermiş, bulaşıcı hastalıklara bağlı ölüm oranları düşmüştür.

 
Üsküdar'daki Selimiye kışlası'ndaki Florence Nightingale Kulesi'nin fotoğrafı.
Önde ve arkada yedişer katlı iki kule görülmekte.
Selimiye kışlası, Kırım Savaşı sırasında İngilizler tarafından askeri bir hastane olarak kullanıldı.
Hemşireliğin öncüsü Florence Nightingale'in hastanedeki lojmanı, bu kulelerden biri idi. 
Muhtemelen İstanbul'da yaşayan James Robertson, İngiliz halkının Florence Nightingale'in
çalışmalarına büyük ilgi duyduğunu bilerek 1855'te bu kuleyi fotoğrafladı.
(Kraliçe Viktorya kolleksiyonu)
 
Florence Nightingale (1820-1910)
 
Florence Nightingale Selimiye kışla hastanesinde
 
Hastane içinden bir görünüm

Florence Nightingale'in günlük çalışmasından bir sahne
 
Hastanede bir hasta koğuşu ve Florence Nightingale
 
Florence Nightingale viziteye gelen bir doktora yardım ederken 
Hastanenin mutfağı
, Florence Nightingale geceleri yaralı ve hasta askerlerin arasında dolaşırken elinde bir lamba taşıdığı için,
askerler tarafından “Lambalı Kadın” diye adlandırılmıştır.
 Sanatçılar hatalı olarak onu elinde bir Grek veya Alaaddin'in sihirli lambası gibi
bir lamba ile tasvir etmişlerdir.
Florence Nightingale’in hatırası için dikilen bu meşhur heykel Londra'daki Kırım Savaş Anıtı’nın bir bölümünü oluşturur.
Heykel, Florence Nightingale’i ayakta ve sağ elinde benzer bir lamba tutarken tasvir etmektedir. 
 
 Kırım savaşı sırasında Selimiye kışla hastanesinde İngilizlerin
Türk lambası dediği  fener kullanılmaktaydı
.
 
Lambalı kadın (The Lady with a Lamp)  Herbert Wilcox tarafından yönetilen, Anna Neagle, Michael Wilding ve Felix Aylmer'in
oynadığı 1951 yapımı bir İngiliz filmidir. Film, Florence Nightingale'nin hayatını ve Kırım Savaşı sırasında  yaralı  İngiliz
askerlerine nasıl baktığını anlatmaktadır. Bu filmde Florence Nightingale'nin Türk lambası veya fener taşıdığını görüyoruz.
 
19. yüzyıldaSelimiye kışlası ve ölen asker ve subayların gömüldüğü İngiliz mezarlığı
Adres: Üsküdar, 1. Ordu Komutanlığı, 34668 Selimiye, Üsküdar
KIRIM KİLİSESİ Önceki Yazı
Haydarpaşa İngiliz Mezarlığı Sonraki Yazı