Blog

Fransız Lape Hastanesi

LAPE (La Paix-Barış) Hastanesinin tarihçesini anlatmadan önce, Aziz Vincent de Paul ve Aziz Vincent de Paul’un Yardım Kızları Tarikatı, günümüzde anılan şekliyle Yardım Kızları Tarikatı hakkında bir iki söz söylemek istiyorum. 

Vincent,altı çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak,24 Nisan 1581’de, Dax şehri yakınlarında bulunan Pouy’da (günümüzde St. Vincent de Paul) doğar. Gençliğinde hayvanlarla ilgilenir. Sürüye çobanlık yapar. Onbeş yaşından  sonra Dax şehrindeki Recollets’de eğitim görür. (Recollets 16. yy. sonlarında Fransa’da kurulmuş Fransisken olarak bilinen Cemiyet) Akıllı bir genç olması sayesinde, eğitimine 1597 yılı itibariyle Toulouse Üniversitesi’nde devam eder ve 19 yaşında papaz olur.

Zamanının müthiş manevi ve fiziksel sefaleti karşısında, yoksulların sevilmesi, onlara yardım edilmesi ve HIristiyanlığa döndürülmesi amacıyla çalışmalara başlar. O zamanlar, kilise kapılarına çocuklar terkediliyor ve merhamet hissi uyandırmak amacıyla dilenciler tarafından kol ya da bacakları kırılıyordu.

1612 yılında, Clichy şehrinde bölge papazı olur. 1617 yılında, Folleville’de bir köylünün günah çıkarması, yoksulların ruhsal ve bedensel ızdırabının farkına  varmasına sebep olur. Aynı yıl Chatillon-les-Dombes şehrinde hastalık ve sefaletten sarsılmış bir aileyi gören Vincent de Paul ızdırap ve yoksulluktan derinden etkilenir. Varlıklı kadınların yardımını istemeye karar verir. Ancak kısa süre içinde yardımın örgütlü olması gerektiğinin farkına varır.

1624 yılı sonunda veya 1625 yılı başında, Vincent de Paul, Louise de Marillac (Paris, 12 Ağustos 1591- Paris, 15 Mart 1660) ile  tanışır. 17 Nisan 1625 tarihinde, rahipleri eğitmek ve kırsal bölgelerde İncil’in mesajını yaymak amacıyla Lazarist tarikatını kurar.
Aziz Vincent de Paul’ün portresi
Louise de Marillac’ın portresi
1630 yılında, Bay Vincent’ın yaptığı hayır işlerini duyan Suresnes’li bir köylü kızı, Marguerite Naseau (1594-1633), Paris’e onu ziyarete gelir ve hizmetine girmeyi teklif eder. Bay Vincent onu Louise de Marillac ile tanıştırır. Başka kızlar da onu takip eder.
Marguerite Naseau’nun portresi
 
1630 yılından itibaren Vincent, Louise de Marillac’dan, değişik tarikatlara mensup bu kızların eğitimini üstlenmesini ister. Louise, 29 Kasım 1633 tarihinde evinde toplanan bu yardımsever kızlar grubunu eğitmeyi ve yönetmeyi kabul eder. Böylece,Yardım KızlarıTarikatı doğmuş olur.

İlk olarak kasabalarda ve kırsal kesimde, evlerdeki fakir hastalara bakarlar. Daha sonra, hastanelerde yatan hastaların, terkedilmiş çocukların, kürek mahkumlarının, yaralı askerlerin, mültecilerin, yaşlıların ve akıl hastalarının  bakımını üstlenirler. Aynı zamanda kızların eğitimiyle de ilgilenirler.

Vincent de Paul 27 Eylül 1660 tarihinde hayatını kaybeder. 13 Ağustos 1729 tarihinde XIII. Benedict tarafından takdis edilir ve 16 Haziran 1737’de XII. Clement tarafından Aziz ilan edilir. 

Kendilerini Tanrı’ya adamış olan Yardım Kızları, insani ve sosyal kapsamda geniş  bir faaliyet alanında görev yaparlar. Aynı zamanda, adalet, barış ve dayanışma için emek sarfederler.

Yardım Kızları Katolik Kilisesindeki sayıca en yüksek Rahibe grubudur. Sayıları 14.500 civarındadır. Türkiye dahil olmak üzere 94 ülkede görev yapmaktadırlar.

YARDIM KIZLARININ TÜRKİYE’YE GELİŞLERİ

Vincent de Paul, Yardım Kızlarını, Tanrı’nın mesajını iletmeleri için, uzak ülkelere göndermeyi çok arzu ederdi. Ancak bu istek ilk defa 19. yy. ın ilk yarısında Yardım Kızlarının Osmanlı İmparatorluğu’na  gönderilmesi ile gerçekleşti. 

Bu olay şöyle gelişir:  Oppermann ve Tournier isimli ve birbirini tanımayan iki genç hanım kendilerini Tanrı’ya adamaya karar verirler. Alman kökenli ve Protestan olan Matmazel Bernadine Oppermann, Paris’e yaptığı bir gezi sırasında "Terkedilmiş Çocuklar Hastanesi"ni ziyaret eder ve çok etkilenir. Gördüklerine hayran kalır. Aynı tarihlerde, İsviçre’nin Cenevre kentinde yaşayan, gene Protestan olan ve kendini tamamiyle Tanrı’ya adamak isteyen Louise Amelie Albertine Tournier isimli bir başka kadın, Paris’te, Bac sokağı 140 numarada bulunan Yardım Kızları Cemiyeti’nin kapısını çalar. Her ikisi de Yardım Kızları Cemiyeti’ne kabul edilmeyi arzu etmektedirler. Ancak, yaşları nedeniyle (her ikisi de 32 yaşında), istekleri geri çevrilir. Bununla birlikte,  onlara, İstanbul’a gitmeleri ve orada Lazarist Rahipler yönetiminde bir kız okulu açmaları önerilir. O yıllarda bu gerçekleştirilmesi pek mümkün görülmeyen bir görevdi. Kendilerine ancak bu işi başarmaları durumunda, Yardım Kızları’nın giydiği Kutsal Giysi’yi giyme ve taktıkları Beyaz Başlığı takma şanslarının olduğu söylenir. 1839 Mayıs ayında, bu iki genç hanımın vaftiz ve ilk ekmek ve şarap ayinleri yapılır. Bu şekilde ikisi de Katolik olurlar.

 
Yardım Kızları’nın Kutsal Giysisi ve Beyaz Başlığı

8 Temmuz 1839 tarihinde İstanbul’a doğru yola çıkarlar. Burada açtıkları okul kısa zamanda başarılı olur. Paris’teki Başrahibeler, olayların bu kadar iyi gelişmesi karşısında iki Yardım Kızını daha hem İstanbul’dakilere katılmak hem de  oradaki iki kıza Aziz Vincent ailesine kabullerinin açık bir göstergesi olan Kutsal Giysi’yi vermeleri için İstanbul’a gönderirler. Bu olay, Yardım Kızları’nın İstanbul’daki görevlerinin başlangıcını oluşturur.  

İki ay sonra, beş Yardım Kız’ı da İzmir’e gelir.
Giovanni Brindesi’nin (1826-1888) fırçasından 19. Yüzyıl ortasının İstanbul’u

Kırım Savaşı ise, Yardım Kızları kurumunun prestij ve parlamasının başladığı bir dönemdir.


KIRIM SAVAŞI SIRASINDA YARDIM KIZLARI

1854-1856 yılları arasında cereyan eden Kırım Savaşı’nda askerlerin kahramanlığını anlatan tarihçiler, Yardım Kızları’nın çaba ve fedakarlıklarından pek  bahsetmezler. 
Yardım Kızları savaş alanında yaralılara yardım ederken, 1854
İstanbul’da yaşayan Yardım Kızları’na ek olarak savaş sırasında, yaralı ve hasta askerlere hemşirelik yapmak amacıyla Fransa’dan 255 Rahibe daha gönderilir. Bunlara 25 Piemonte’li ve 15 İrlanda’lı rahibe de katılır.

Fransız Deniz Kuvvetleri emrine verilen biri Tarabya’da diğeri Heybeliada’daki 2 hastane dışında, Kırım Savaşı sırasında, İstanbul’da Fransız Ordusu tarafından kullanılan 10  hastane vardı.

Osmanlı İmparatorluğu yönetimi, başkentin tüm devlet binalarını, Fransız ve İngiliz ordularının hizmetine vermişti. Bunların da yetersiz kalması sonucu, büyük kışlalar, askeri okul binaları, Tıp Fakültesi ve üniversite binaları da hastaneye dönüştürülmüştü.

Yardım Kızları Fransız ve İtalyan askerleri yanında Mehmetçikleri de ihtimamlarıyla bağırlarına bastılar. Bu harekat süresince hayatını kaybeden 95000 Fransız askerinden 75000’inin infeksiyon hastalıklarından öldüğü bilinir. Sadece 1855-1856 kışında hastaneye kaldırılan 47000 Fransız askerinden 9000’i, kolera, tifüs, dizanteri ve skorbüt nedeniyle hayatını kaybetmişti. 

Yardım Kızlar’ının görevi sadece hastanelerle sınırlı değildi. Bu göreve, aynı zamanda, Kırım’dan gelen gemilere giderek oradaki yaralı ve hasta askerlere ilk yardımları yapmak, askeri disiplini ihlal etmiş veya suç işlemiş askeri mahkumları ve Sivastopol yakınındaki savaşlarda esir alınmış Rus askerlerinin ihtiyaçları ile ilgilenmek de dahildi.

Yüz kadar Yardım Kızı hasta askerlerden bulaşan hastalıklardan yatağa düşmüş  ve bunlardan 33'ü hayatını kaybetmiştir.

LAPE HASTANESİNİN KURULUŞU

Kırım Savaşı bittikten sonra, Sultan Abdülmecid, savaş sırasında verdikleri hizmetlerden dolayı Yardım Kızlarını madalya ile ödüllendirmek ister. Yardım kızları bu madalyayı reddederek padişahın onlara hastane kurabilecekleri bir arsa vermesini ve hayırseverliklerine Osmanlı topraklarında bu şekilde devam etmek istediklerini belirtirler. Fransız Büyükelçisi bu ricayı kendisine iletince Sultan Abdülmecid de 17 Nisan 1857 tarihinde, Şişli taraflarında, yüzölçümü 29500m2  olan büyük bir araziyi Yardım Kızlarına bağışlar. Ayrıca yapım masrafları için de 50.000 frank verir. 
Osmanlı Sultanı Abdülmecid 1839-1861 tarihleri  arasında tahtta kaldı

Sadrazam da 3000 frank bağışta bulunur.  Fransız Ordusu Levazım Bölümü, savaşta kullanılan seyyar bir hastanenin yataklarını hibe eder. Meryem Ana’ya ithaf  edilmiş Şapeli ile her türlü yardım faaliyetine hazır olan ve Notre Dame de La Paix adı verilen hastane 1858 yılı sonlarında açılır.
 
Hastane binalarının yerleşim planı
 
LAPE Hastanesinin havadan görünümü
 
LAPE Hastanesinden diğer bir görünüm
 
LAPE Hastanesinin şapeli
 
Şapelin mihrap bölümü

 
Şapelin iç görünümü
 
Aziz Vincent de Paul'un şapel duvarına asılı portresi
 
 Louise de Marillac'ın şapel duvarına asılı portresi
 
Şapelin vitraylarından biri
 
Eski LAPE hastanesi mezarlığı. Bu mezarlığa Kırım Savaşı sırasında,1854,1855 ve 1856 yıllarında hayatını kaybeden bir çok Fransız askeri gömülmüştü. 1887’de Fransız Büyükelçiliğinde Askeri Ataşe olan Yüzbaşı Léon Berger, burada yatan 6 subay ve 10500 askerin kemiklerini, Feriköy Katolik-Latin Mezarlığındaki askerler için ayrılan bölüme taşınmasını sağlamıştır.
 
LAPE Hastanesinin eski askeri mezarlığında bulunan Haç
1854-1855 yıllarında Kırım Savaşında hayatını kaybeden Fransız askerler için
LAPE hastanesi eski askeri mezarlığında bulunan toplu mezar taşı
LAPE hastanesinin küçük mezarlığına hastanenin rahibeleri ve çalışanları da gömülmüştür.
Burası mezarlık olmaktan çıkarıldığında onlara ait mezar taşları da mezarlığı çevreleyen duvara asılmıştır.
1902 yılının Şubat ayında, İstanbul’daki Fransız Büyükelçisi Bay Constans, eşi bayan Constans ve Başkonsolos hastaneyi ziyarete gelirler. Baş Rahibe, onlara hastaneyi gezdirir ve hastane hakkında bilgi verir. Ayrıca, hastane ile cadde arasında kalan toprak kısmın hastane arazisine eklenmesini  ve hastanenin de bir duvarla çevrilmesini arzu ettiklerini söyler. Sefire hanım, birkaç gün sonra, Padişahın  sarayda vereceği bir ziyafete davet edildiklerini, bu konuyu orada dile getireceğine dair söz verir. Gerçekten de bu konu ziyafette II. Abdülhamid'e kibarca söylenir. Padişah da, “Rahibelere arzu ettikleri toprak verilsin ve etrafı da bir duvarla çevrilsin” diye buyurur. Ancak Büyükelçi, bu inşaatın maddi kaynak gerektirdiğini ve Rahibelerin ise  yoksul olduğunu belirtir. Bunun üzerine Padişah, bu duvarı Saray mimarına  yaptıracağını, masrafın da kendisi tarafından karşılanacağını söyler. Birkaç ay içinde duvar tamamlanır.  
Sultan Abdülmecid'in oğlu olan Sultan II. Abdülhamid'in saltanatı 1876-1909 yılları arasındadır.

Padişahın bu lutfunu ölümsüzleştirmek için biri eski Türkçe diğeri Fransızca, altın harflerle yazılmış iki mermer kitabe Ana Girişin her iki yanındaki sütunlara konur. Günümüzde bu kitabeler Hastane içinde sergilenmektedir.

 
Hastanenin eski ana girişi. Bu girişin iki yanında bulunan kolonlar üzerinde Sultan 2. Abdülhamid’in
yaptığı bağışın anısına, biri eski Türkçe diğeri Fransızca kitabeler bulunurdu.
        Eski Türkçe kitabe                       
 
    Fransızca kitabe 

 

























 
 
Eski Türkçe kitabenin yeni harflerle okunuşu


1858 yılından beri, LAPE Hastanesi esas itibariyle bir psikiyatri ve nöropsikiatri hastanesidir. Günümüzde 150 yataklıdır ve çeşitli poliklinik hizmetleri de sunmaktadır.

 





 
Adres: Büyükdere Cad. No.18 Şişli 34360
KIRIM KİLİSESİ Önceki Yazı
Louis-Emile Pinel de Grandchamp tarafından yapılmış tablo Sonraki Yazı